TÜRKİYE’DE BAL ARISI BİLİMİNİN SORUNLARI VE ÜRETİCİYE YANSIMALARI

Dünya üzerinde arıcılık ile ilgili bilginin üretilmesi ve yayınlanmasına öncülük eden kurumların en başında üniversiteler ve araştırma merkezleri gelir. Yayınlanan bu bilgilerin üreticiye iletilmesi görevini ise devlet kumları olan tarım il ve ilçe müdürlükleri, organizasyonlar, dernekler üstlenmiştir.  Günümüzde 2.5 milyon bal arısı kolonisi bulunan Amerika Birleşik Devletleri (A.B.D.) 40 ın üzerinde bal arısı araştırma laboratuvarı ile bal arıları üzerine çalışırken , 1 milyon koloni varlığı bulunduran Almanya 20 nin üzerinde bal arısı araştırma laboratuvarı bulundurmaktadır. Bu laboratuvarların her birinde en az bir  doktoralı hoca , yüksek lisans ve doktora  öğrencileri, teknisyen ve işçilerden meydana gelen kadrolar ile çalışmalarına devam etmektedirler. Bu ülkelerde ayrıca üniversiteler kapsamında daha çok ülke ve dünya çapında yapılan araştırmaları izleyen ve üreticiye bilimsel gelişmeleri daha basit dilde anlatan doktoralı uzman hoca kadroları bulunmaktadır. Bu hocalar kurulan arıcılık organizasyonlarında çeşitli görevler üstlenmektedirler.

Ülkemize baktığımızda, 4 milyon un üzerinde koloni varlığımızın olduğunu biliyoruz. Bal arısıyla çalışan araştırma laboruturalarımızın sayısının 20 civarında olduğunu görebiliyoruz .

ABD ve Avrupa ülkelerindeki arı kolonisi varlığı ve arı labrotuar sayısı oranları göz önüne alındığında, ülkemizde olması gerken arı laboratuvarı (lab.) sayısının 80 civarında olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde bal arısı ile çalışan lab. sayısının yetersiz olmasının yanında, faliyetlerini yürütmelerinde bir çok sorun ortaya çıkmaktadır. Bunların en başında araştırmaların yürütülmesini sağlaycak teknik personel sayısının yetersizliği, arkasından lab ekipman ve malzemelerinin yetersiz olması izlemektedir. Çoğu arı lab. da yanlızca bir tane doktoralı hoca bulunmaktadır. Çoğu hocamız ders verme yüklerinin altında ezilirken araştırma yapacak ekibinin, malzeme ve ekipmanın yetersizliği yüzünden ne yazıkki yeterli verimlilikte araştırma yapamamaktadır. Akademik yükselmeleri için yabancı dilde yayın yapma zorunlulukları olduğu için, yaptıkları çoğu araştırma üretcilerimiz tarafından okunamamaktadır. Doktoralı hoca sayısı yetersizliğinden dolayı üniversitelerimizde ne yazıkki yukarıda bahsettiğimiz arıcılara ve arıcılık organizasyonlarına bilimsel çalışmaları daha basit dilde anlatarak danışmanlık yapan hoca kadrosu oluşturulamamaktadır.

Ülkemizde yaşanan bu sorunlar üreticiye nasıl yansımaktadır?

Araştırmaların yeterli düzeyde yapılamaması, ülkemizde ve dünyada yapılan araştırmaların üreticiye yeterli düzeyde iletilemesi, koloni başına aldığımız ortalama verimi  yıllardır 16-17 kg civarında kalmasına neden olmuştur.

Yetişmiş doktoralı hoca yetersizliğimiz ve elimizde bulunan hocalara akademik yükselişlerinde yabancı dilde yayın yapma zorunluluğu getirilmesi bilim adamlarımız ve üreticimiz arasındaki bağı kopma noktasına getirmiştir.

Bütün bu olumsuzlukları gören zeki ama eğitim düzeyleri düşük olan bazı kesimler, bu boşluğu doldurmak amacıyla edindikleri kısıtlı tecrübeler ve bilgiler ile arıcılarımıza yol gösterici konumuna gelmişlerdir. Fakat verdikleri bilgiler ve gösterdikleri yollar ya bir yere kadar yeterli olabilmekte yada yanlışlar içermektedir. Bu kişiler üniversite hocalarının ve yetişmiş uzmanların yerini aldıkları gibi, onlardan daha çok bilgili olduklarınıda ileri sürebilmektedirler. Bununlada kalmayıp, ülkenin kısıtlı kaynakları ile yetişmiş uzmanlarına ve bilim adamlarına hiç bir işe yaramadıklarına varıncaya kadar çeşitli hakaretlerde bulunduklarını ne yazikki yazdıkları yazılardan okumaktayız.

Peki ne yapılmalıdır?

Diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizin insanlarının üretip kazandığı ve devlete vergi verdiği paralardan insanlarımızın eğitimine ve üniversitelerimize daha fazla pay ayrılmalıdır. Koloni varlığımız diğer ülkelerden çok yüksek olmasına rağmen bilimsel araştırmalara ayrılan pay diğer gelişmiş ülkelere göre ne yazıkki çok düşük düzeyde kalmıştır.Bu payın artırılması için akademisyeler ve arıcılar bir araya gelerek yeni projeler oluşturarak kaynak arayışı içine hep beraber gitmelidirler.

Bilim adamlarımızın daha verimli çalışmaları, öğrencilerini yetiştirebilmeleri, arıcılar ile iletişim kurabilmeleri için verimli sistemler ve modeler oluşturulmalıdır.

‘TÜRKİYE’DE BAL ARISI BİLİMİNİN SORUNLARI VE ÜRETİCİYE YANSIMALARI’ için 3 yanıt

  1. sevgili devrim,
    öncelikle çalışmalarında başarılar dilerim.
    sorunları ve üreticiye yansımalarını ve çözüm yollarını bundan daha iyi özetlemek mümkün değildi, sağol

    Beğen

  2. Devrim Beye teşekkürlerimi sunuyorum.Ülkemiz bitki türü ve koloni sayısına bakıldığında yeteri kadar arıcılık ve arı ürünlerine sahip çıkmada yetersiz kaldığımızı ortaya koyuyor.Bizlerin arıcılığa ve bilimselliğe daha fazla gereksinim duymamız gerekiyor.Bunu gelecekte daha iyi anlayacağız.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s