Etiket: polen

ARI POLENİNİN ETKİLERİ, BİLEŞENLERİ, GÜNLÜK ALIM GEREKSİNİMLERİ VE SAKLANMASI (EFFECTS, COMPONENTS, REQUIREMENTS FOR DAILY TAKING, AND STORAGE OF BEE POLEN)


Polen

Farklı türlerden bitkilerin çiçek polenleri karışımı, bal arısı tükürük bezleri tarafından salgılanan enzimler (amilaz, katalaz vb.) ve nektar ile karışarak granüller şeklindeki arı poleni yükleri oluşur.

(Bee pollen loads in the form of granules are created by combining flower pollens from various plant species with enzymes (amylase, catalase, etc.) and nectar produced by honey bee salivary glands).

Antioksidant Etki: Hücre hasarını önlemeye yarayan moleküllere antioksidantlar denir. Polende  antioksidan aktiviteden sorumlu enzimler, fenolik maddeler, karotenoidler, C vitamini, E vitamini ve glutatyon bulunur.

(Antioxidant Effect: Antioxidants are molecules that protect cells from harm. Pollen includes antioxidant enzymes, phenolic compounds, carotenoids, vitamin C, vitamin E, and glutathione).

Anti-enflamatuar Etki: Anti-enflamatuar etkinin (iltihabi reaksiyonu, yangı önleyici) mekanizması, anti-enflamatuar süreçte aktif olan yağ asitleri ve fitosterollerin varlığı ile de ilgilidir. Arı poleninin kardiyovasküler ve böbrek kaynaklı şişliklerin giderilmesinde özellikle faydalı etkileri vardır. Arı poleni ile konvansiyonel tedavinin tamamlanması astımlı hastaların durumunu iyileştirir. Arı poleni uygulandıktan sonra lokal ağrıların giderilmesi ve trombosit agregasyonunun önlenmesi için iyi etkiler gözlenir.

(Anti-inflammatory Effect: The anti-inflammatory effect (inflammatory response, anti-inflammatory) is also linked to the presence of fatty acids and phytosterols, which are anti-inflammatory in nature. Bee pollen is very helpful for reducing edema in the cardiovascular and renal systems. Supplementing standard treatment with bee pollen improves asthmatic patients’ condition. After applying bee pollen, beneficial effects on reducing local pain and avoiding platelet aggregation have been found).

Antikanserojenik Aktivite:

Prostat kanserli ve Lösemi hastalarda polen uygulaması kemoterapötik tedavinin tamamlayıcısıdır. Hücre kültürlerinde elde edilen sonuçlara göre, özellikle fenolik asitler ve flavonoidlerin (örn. Kaempferol, apigenin) farklı tipteki bileşiklerle arı poleni ekstraktlarının kanser hücresi büyümesini kontrol etmeye yardımcı olduğu bildirilmiştir. Polenin yararlı etkileri bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.

(Anticancer Activity:
Pollen application is used in conjunction with chemotherapy treatment in individuals with prostate cancer and leukemia. According to cell culture findings, it has been claimed that bee pollen extracts containing various chemicals, particularly phenolic acids and flavonoids (e.g., kaempferol, apigenin), aid in the inhibition of cancer cell development. Pollen’s helpful properties contribute to the immune system’s strengthening).

Antibakteriyel ve antifungal Etkiler:

Polenin antibakteriyel etkisi bal arıları tarafından üretilen bir enzim olan glikoz oksidazın özelliği ile ilişkilidir. Polen granülleri oluştuğunda polene arı tarafından eklenir. Ayrıca, mikrobiyolojik etkinlik fenolik asitler ve flavonoidler ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.

(Anticancer Activity:
Pollen application is used in conjunction with chemotherapy treatment in individuals with prostate cancer and leukemia. According to cell culture findings, it has been claimed that bee pollen extracts containing various chemicals, particularly phenolic acids and flavonoids (e.g., kaempferol, apigenin), aid in the inhibition of cancer cell development. Pollen’s helpful properties contribute to the immune system’s strengthening).

Hepatoprotektif (Karaciğer koruyucu) ve detoksifiye edici (zehirli etkisi giderilmiş) aktivite:

Akut ve kronik enflamatuar koşullarda, ilk dejeneratif koşullarda ve kolestatik karaciğer hastalıklarında ve ayrıca bu organda toksik ve travma sonrası hasarlarda arı polen özleri önerilir.

(Hepatoprotective (protective of the liver) and detoxifying (anti-toxic) activity:
Bee pollen extracts are suggested for acute and chronic inflammatory disorders, as well as early degenerative and cholestatic liver diseases, as well as toxic and post-traumatic liver damage).

Anti-aterosklerotik( damar tıkanıklığı giderici) etki:

Polen ekstraktlarının toplam lipit, triasilgliserol ve kolesterol içeriğini azaltarak hipolipidemik aktiviteye sahip olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle, kardiyovasküler hastalıkta faydalı etkiler bildirilmiştir. Kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda arı poleni alımı kan viskozitesini azaltır ve aterosklerotik plak oluşum yoğunluğunu azaltmada ve trombosit agregasyonunu azaltmada etkilidir.

Deneysel bir klinik çalışmada; arı poleni ekstraktı uygulandıktan sonra prostatik sekresyon ve spermada zayıflamış oksidatif stres ve artan antioksidasyon belgelenmiştir.

Polen yoğurda katılarak yoğurdun probiyotik özelliği arttırılabilir.

(Effect anti-atherosclerotic:
Pollen extracts have been shown to exhibit hypolipidemic action by lowering total lipid, triacylglycerol, and cholesterol levels. As a result, it has been claimed that it has positive benefits on cardiovascular disease. Bee pollen consumption decreases blood viscosity and is efficient in decreasing the density of atherosclerotic plaque development and platelet aggregation in people with cardiovascular disease.
In an experimental clinical research, bee pollen extract treatment resulted in decreased oxidative stress and enhanced antioxidation in prostatic secretion and sperm.
By incorporating pollen into yogurt, the probiotic properties of the yogurt may be enhanced).

Günlük kullanılma miktarı:

Yetişkinlerde, 20-40 g her gün terapötik olarak uygulanır. Bir çay kaşığı 7,5 g polen ise, bir dozun yetişkinler için bu ürünün 3-5 çay kaşığı ve çocuklar için 1-2 çay kaşığı olduğu sonucuna varılabilir. Polen genellikle yemekten önce günde 3 kez alınır. Tedavi süresi 1-3 aydır, ancak yılda 2-4 kez tekrarlanabilir. Tedavi için en uygun dönem kış ve ilkbahar ile yaz ve sonbahar arasındadır. Genellikle, kombinasyon tedavisinde, diğer ilaçların yanında ve kronik hastalıklarda daha az dozda polen kullanılır.

Organizmanın sindirilebilirliğini arttırmak için, polen taneleri öğütme yoluyla parçalanır veya ılık suya maruz bırakılır. Su ortamında, polen taneleri şişer ve 2-3 saat sonra çatlar ve sonuç olarak değerlerini serbest bırakır. Süt, meyve ve sebze suları da bu amaçla kullanılır. (Öğütülmüş) polen, bal, tereyağı, süzme peynir, yoğurt, reçel, glikoz ve diğerleri kullanılarak 1: 1 ila 1: 4 oranında birçok ürünle karıştırılabilir. Karışık polen günde 3 kez 1 çay kaşığı miktarında alınır. Bununla birlikte, birçok hastalıkta, enzimatik polen kullanılması tavsiye edilir.

(Daily consumption:

Adults get therapeutic doses of 20-40 g daily. If one teaspoon contains 7.5 g of pollen, one dosage is 3-5 teaspoons for adults and 1-2 teaspoons for children. Pollen is typically taken three times day, 30 minutes before meals. Treatment typically lasts 1-3 months but may be repeated 2-4 times per year. Winter and spring are the best times for therapy, whereas summer and fall are the optimal times. Pollen is often used at lesser dosages in combination therapy, in conjunction with other medications, and in chronic illnesses.

To improve the organism’s digestion, pollen grains are ground or exposed to warm water. After 2-3 hours in an aqueous environment, pollen grains expand and break, releasing their worth. Additionally, milk, fruit, and vegetable juices are utilized. It may be combined in a 1:1 to 1:4 ratio with a variety of items, including (ground) pollen, honey, butter, cottage cheese, yogurt, jam, and glucose. 1 teaspoon of mixed pollen is taken three times daily. However, the usage of enzymatic pollen is advised for a variety of diseases).

Arı Poleninin Saklanması:

Arı poleninin biyolojik değerinin en iyi şekilde korunabilmesi için kovandan hasat edilir edilmez güneş ışığı görmeyecek şekilde -18 0C’de dondurularak yada liyofilize (soğukta kurutma) edilerek saklanması gereklidir. Kurutulmuş ve güneş ışığında bekletilen polenlerin biyolojik değerlerinde önemli ölçüde düşmeler görülür.

(Bee Pollen Storage:
To maximize the biological value of bee pollen, it should be frozen at -18 0C or lyophilized (cold-drying) immediately after harvesting from the hive. Significant reductions in the biological value of pollens dried and stored in sunshine are found).

Tablo 1. Polen bileşimi ve insan beslenme gereksinimleri (Table 1: Pollen composition and nutrient needs of humans)

Ana bileşenler Miktar (g kg −1 ) 15 g polen için% GAG GAG
Karbonhidratlar
Fruktoz, glikoz, sükroz, lif 130-550 1-46 320
Ham seliloz 3-200 0,3-18 30
Protein 100-400 5,4-22 50
Yağ 10-130 0,1-4 80
Vitaminler
Askorbik asit (C vitamini) 0,07-0,56 2-15 100
Β karoten, (provitamin A) 0,01-0,20 30-600 0.9
Tokoferol (E vitamini) 0,04-0,32 8-66 13
Niasin (B vitamini 3) 0,04-0,11 7-20 15
Piridoksin (B vitamini 6 ) 0,002-0,007 4-13 1.4
Tiamin (B vitamini 1 ) 0,006-0,013 15-32 1.1
Riboflavin (B vitamini 2) ,006-,02 12-42 1.3
Pantotenik asit ,005-,02 2-9 6
Folik asit ,003-,01 20-67 0.4
Biyotin (H vitamini) 0,0005-0,0007 30-42 0.045
Mineraller
Potasyum (K) 4-20 5-27 2000
Fosfor (P) 0,80-6 2-16 1000
Kalsiyum (Ca) 0,20-3 0,5-7 1100
Magnezyum (Mg) 0,20-3 2-23 350
Çinko (Zn) 0,03-0,25 10-79 8.5
Manganez (Mn) 0,02-0,11 15-85 3.5
Demir (Fe) ,011-,17 2-37 12.5
Bakır (Cu) 0,002-0,016 4-36 1.2

GAG, Gerekli Günlük Alım Gereksinimleri, Gıda Bilimsel Komitesi Raporları, 2010’a göredir. Ortalama GAG değerleri varsayılmıştır. GAG, karbonhidratlar için g. gün−1ve vitaminler ve mineraller için mg. gün−1olarak verilir.

KAYNAKLAR:

Denisow, B., & Denisow‐Pietrzyk, M. (2016). Biological and therapeutic properties of bee pollen: a review. Journal of the Science of Food and Agriculture, 96(13), 4303-4309.

Glušac, J. R., Stijepić, M. J., Milanović, S. D., & Đurđević-Milošević, D. M. (2015). Physicochemical properties of honeybee pollen enriched acidophilus milk and probiotic yoghurt. Acta Periodica Technologica, (46), 45-54.

Komosinska-Vassev, K., Olczyk, P., Kaźmierczak, J., Mencner, L., & Olczyk, K. (2015). Bee pollen: chemical composition and therapeutic application. Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine, 2015.

BAL ARISI KOLONİSİ SATIN ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER !!! (CONSIDERING THE FOLLOWING WHEN PURCHASING A HONEY BEE COLONY)


Bahar aylarında yeni arıcılığa başlayacaklar veya koloni ihtiyacı olanlar satılık arı kolonisi ilanlarına bakmaya başlarlar. İlanlarda “20 koloni içinden 5 tanesi seçmece satılacaktır” denir. Siz ilan sahibiyle irtibata geçerek fiyat ve gün için anlaşarak, boş kovanlarınızı alıp kolonileri alacağınız arılığa gidersiniz.

(They will either begin beekeeping for the first time in the spring, or those in need of a colony will look for bee colony advertisements for sale. According to the advertisements, “five out of every twenty colonies will be sold on a selected basis.” You contact the advertiser, negotiate a price and a pickup date, and then go to the apiary to get your empty hives and colonies).

Kolonilerinizi alacağınız arıcının yerli bal arısı ırkıyla çalışmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü yerli bal arısı ırkları yaşadıkları bölgenin iklimine, çiçeklerine, arı zararlılarına uyum sağladıkları için size koloni yönetiminde yerli olmayan ırkların göre zorluk çıkarmayacaklardır.

(Ascertain that the beekeeper from whom you will buy your colonies works with the subspecies of honey bee native to your area. Native honey bee races will not cause difficulties with colony management because, unlike non-native kinds, they adapt to the climate, flowers, and bee pests of the region in which they live).

Seçeceğiniz kolonilerin kıştan güçlü çıkmış, yani arılı çerçeve sayısının yüksek olması istenen özellik olmalıdır. Kolonide yumurtlayan bir ana arının varlığını test etmelisiniz. Kuluçkalı petek gözlerinde günlük yumurta görmelisiniz (Resim-1). Petek gözünün tabanında dik olarak duran yumurtalar günlük yumurtalardır.

(The colonies you select should be robust throughout the winter, with a large number of bee frames being the desirable characteristic. You should check the colony for the existence of an egg-laying queen. Daily eggs should be seen in the hatched honeycomb cells (Picture-1). Diurnal eggs are those that stand upright at the base of the comb cell).

Yumurta
Resim-1) Ana arının petek gözüne bıraktığı günlük yumurta. Picture 1) The queen bee’s daily egg deposited in the comb cell.

Ana arının kalitesini ve yaşını kuluçkanın yapısından anlayabilirsiniz. Koloninin orta kısmında bulunan kuluçkalı alanda yumurta, larva ve pupalı yavru gözlerinin bulunmasına dikkat etmelisiniz. Pupalı gözlerin bulunduğu çerçevelerdeki pupalı gözlerin arasında boş petek gözü sayısı az olmalıdır (Resim-2). Pupalı gözlerin bulunduğu alandaki üstü kapalı pupalı yavrulu gözlerin aralarında boş gözlerin fazla olması ana arının yaşlı veya akrabalı yetiştiğinin göstergesidir (Resim-3). Bu tip kuluçkası olan koloniler, size verim sağlamayacakları gibi, büyük olasılıkla kış aylarını da geçiremeyeceklerdir.

(The structure of the brood may indicate the quality and age of the queen bee. You should keep an eye out for eggs, larvae, and pups in the brood area in the center of the colony. In frames containing pupae cells, the amount of empty honeycomb cells between the pupae cells should be minimal (Picture-2). Because there are more empty cells between the closed cells containing pupae in the area where the pupae cells are situated, the queen bee is either elderly or inbred (Picture-3). Colonies with this type of brood will not surrender to you and will most likely die over the winter).

Normal Kuluçka
Resim 2-) Genç ve sağlıklı ana arının kuluçka yapısı. (Picture 2-) A young and healthy queen bee’s brood structure).
Sorunlu kuluçka
Resim-3) Yaşlı veya akrabalı yetiştirilmiş ana arının kuluçka yapısı. (3) The brood structure of an elderly or inbred queen bee).

Ayrıca kuluçka alanlarında arıcılık sektörünün korkulu rüyası  bulaşıcı Amerikan Yavru Çürüklüğü hastalığının olmamasına dikkat edilmelidir (Resim-4,5). Kovanların dış kısmında ve çerçevelerin üzerinde arı dışkısı görüldüğünde ergin arı hastalığı olan, sindirim sisteminde meydana gelen Nosema hastalığının işareti olduğu unutulmamalıdır. Kovanların uçuş tahtasının ön tarafında siyah beyaz renkte  ölü pupa parçaları da Kireç hastalığının belirtisidir.

(Additionally, the brood sites should be checked for the presence of the deadly American Foulbrood disease, which is the beekeeping industry’s greatest fear (Picture-4,5). It should not be forgotten that bee excrement on the outside of the hives and on the frames is a sign of Nosema disease, an adult bee disease affecting the digestive system. Chalkbrood disease is also suggested by the presence of black and white dead pupa pieces on the hive’s flight board’s front).

8_american-foulbrood-533x400-370x278
Resim-4) Amerikan yavru çürüklüğü hastalığının kuluçka peteği üzerindeki belirtisi. (On the brood comb, symptoms of American foulbrood disease (Picture-4).)
AFB-rope-test
Resim-5) Amerikan yavru çürüklüğü şüpesi olan kuluçka gözüne kibrit çöpü sokarak kontrol edilmesi. Yavruda şekildeki gibi uzama görülürse şüphe artar. (Control involves putting a matchstick into the brood cell suspected of being infected with American foulbrood. If elongation is seen in the offspring, as shown, skepticism grows).

Resim-4,5 Amerikan yavru çürüklüğü hastalığının kuluçka petekleri üzerindeki belirtisi.

(Picture 4,5) An American foulbrood disease sign on brood combs).

Artık koloninizi belirlediniz. Sıra seçtiğiniz koloniyi kendi kovanınıza aktarmaya geldi. Seçtiğiniz koloniyi kovanıyla birlikte yerinden alıp yan tarafa koyup, onu yerine kendi boş kovanınızı koyup, kovanınızın giriş kısmını açmalısınız. Seçtiğiniz kolonideki petekleri aynı düzende kendi kovanınıza aktarmalısınız. Çerçeveler arasında aralık bırakmamalısınız. Yolculuk sırasında çerçevelerin kaymaması için; çerçevelerin bittiği kısma çivi çakabilirsiniz ya da boş çerçeveleri ekleyerek boşluğu doldurabilirsiniz. Çerçeveleri aktarma ve düzenleme işi bittikten sonra, yolculuk sırasında arının kovanın dışına çıkmaması için kovanınızın örtü bezini ve kapağını iyice kapatmalısınız.

(You have now determined the location of your colony. It’s time to move the colony you’ve selected to your own hive. You must remove the colony with its hive, set it aside, replace it with your own empty hive, and open the entrance to your hive. You should transfer the combs from the colony you selected in the same sequence to your own hive. There should be no gaps between the frames. To keep the frames from sliding throughout the trip, you may either nail the end of the frames or cover the space with empty frames. After you have done moving and arranging the frames, you should properly shut the cover cloth and cover of the hive so that the bee does not escape during the trip).

Aktarma işlemi gün içinde yapıldığı için almış olduğunuz koloninin tarlacıları çiçeklerden nektar, polen, propolis ve su toplama işleriyle meşgul olacaklardır. Eğer kovanınızı gün bitmeden yerinden alıp giderseniz tarlacı arılarınızı arıları aldığınız işletmeye armağan etmiş olursunuz. Ama kovanınızın girişini hava kararırken kapatırsanız, tarlacı arılarınızı da almış olursunuz.

(Because the transfer takes place during the day, the colony’s foragers will be busy collecting nectar, pollen, propolis, and water from the flowers. If you remove your hive before the end of the day, you will be returning your forager bees to the person from whom you purchased the bees. However, if you shut the entrance to your hive while it is dark, you will also receive your forager bees).

Yerli bal arısı koloninizle nice bereketli sezonlar dilerim !!!

(I wish you many prosperous seasons with your native honey bee colony)!!

BALARILARININ TOPLUMUMUZ İÇİN DEĞERİ


Özet

Bildiğimiz gibi gezegenimizi birçok hayvan türüyle paylaşmaktayız. Balarısı insanoğlunu ilk tatlandırıcıyla tanıştıran özel bir böcektir. Onlar da bizim gibi topluluk halinde yaşarlar. Aynı zamanda arıların toplumlarının içinde iş bölümü vardır ve birbirleriyle iletişim kurabilirler. Arılar davranış ve biyolojinin diğer yönlerini çalışmak için mükemmel bir modeldir.

Diğer taraftan bal arılarının çiçeklenen bitkiler ile karşılıklı faydaya dayalı ilişkileri vardır. Arılar birçok bitki için çok etkili bir tozlaşma sağlayıcıdır. Doğada bir çok bitkiyi tozlaştırarak, nesillerinin devamını sağladiklari gibi, birçok ülkede değerli ürünlerin üretiminde çok önemli rol oynarlar. Bunların yanında, bal arıları bal, polen, arı sütü, bal mumu, propolis ve arı zehiri üretebilirler. Arı dostu arıcılarımız, arı kolonilerini yöneterek bize bu ürünleri ve bitkilerin tozlaşması hizmeti sağlarlar.

Abstract

THE VALUE OF HONEY BEES FOR OUR SOCIETY 

We share our planet with numerous animal species. Honey bee is a special insect for us. They provided the first sweetener for humans. Honey bees, like us live in a society. Bees also have a division of labor in their society. Honey bees can communicate with each other. Honey bees are an excellent model for studying behavior and other aspects of biology.

Other wise Honey bees have a symbiotic relation with flowering plants. They are very efficient pollinators for many plants. They play very important role in the production of the valuable of crops in many countries. Honey bees can produce honey, pollen, royal jelly, wax, propolis and bee venom. These are very important products for our society. Beekeepers manage colonies and provide us these products and pollination services.

Giriş

Bal arısı, insanoğlunu ilk tatlandırıcıyla tanıştıran özel bir böcektir. Onlar da bizim gibi topluluk halinde yaşarlar. Oluşturdukları bu topluluğa “balarısı kolonisi” adı verilir. Bu koloni, anaarı, işçi arılar ve erkek arılardan meydana gelir. Normal koşullarda her kolonide ırka, mevsime göre sayıları değişmekle beraber, ortalama 50.000-100.000 arasında işçi arı, 500-1000 arasında erkek arı ve tek anaarı bulunur. Kolonide yiyeceklerin (polen ve bal), propolisin, suyun  toplanması, depolanması, yavruların beslenmesi, bal mumu salgılayarak peteklerin yapılması, anaarının beslenmesi, koloninin savunulması, kovanın temizlenmesi vb. koloni için yaşamsal olan görevleri işçi arılar yüklenir. Anaarı, kolonideki gelecek nesillerin oluşması için, günde yaklaşık kendi canlı ağırlığının iki katı kadar yumurta yumurtlayabilme ve salgıladığı feromonlarla kolonide bulunan işçi arıların işlerini düzenli yürütme özelliğine sahiptir. Erkek arıların görevi ise, ana arının çiftleşmesini sağlamaktır. Koloni içinde yaşanan iş bölümünün yanısıra, bal arıları birbirleriyle dans dili yoluyla iletişim kurarlar. Kovan dışında yiyecek kaynağı bulan işçi arı, bu kaynağın yerini, güneşin ve kovanın bulunduğu konumdan yararlanarak, kolonideki diğer işçi arılara yönü ve mesafeyi tarif etmek için, petek üzerinde dans eder. Balarılarının dans dilini ilk defa keşveden Avusturyalı araştırmacı Karl von Frisch 1973 yılında Nobel Ödülü almıştır. Bu sosyal özelliklerinden dolayı, bal arıları, davranış ve biyoloji biliminin diğer yönlerini çalışmak için mükemmel bir model canlı olma özelliğini üzerlerinde taşırlar.

Diğer taraftan, bal arılarının çiçeklenen bitkiler ile karşılıklı faydaya dayalı ilişkileri vardır. Arılar, bitkilerin çiçeklerinden karbonhidrat ve protein ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, nektar ve polen toplarlarken, bitkilerin kaliteli meyve ve tohum  üretebilmeleri için tozlaşmalarını sağlarlar. Tozlaşma; arıların tüy kaplı vücutlarına yapışan erkek üreme hücrelerini içeren polenlerin, diğer çiçeklerin dişi organlarının üzerine taşınmasıyla gerçekleşir. Bu olay sayesinde, doğada bir çok bitki tozlaşarak, nesillerinin devamını sağlarlar. Bunun yanında, ülkemizde ve daha birçok ülkelerde, insan yaşamı için gerekli değerli bitkisel ürünlerin üretiminde önemli rol oynarlar. Arıcılar, kolonileri bitkilerin çiçeklenme dönemlerinde, tarla ve bahçelerin yakınlarına yerleştirerek, tozlaşmayı sağlarlar.

Arıcılar, bal arılarını tozlaşma hizmetinin yanında, koloni yönetim tekniklerini kulanarak  bal, polen, arı sütü, bal mumu, propolis ve arı zehiri üretmek için yönetirler. Bu ürünlere kısaca göz attığımızda:

Bal

Bal, çiçeklerde bulunan nektarın veya bazı böceklerin bitkilerin kısımlarından yararlandıktan sonra salgıladıkları tatlı maddelerin, bal arısı tarafından alınarak vücutlarında bulunan enzimler yardımıyla bileşenlerinin değiştirilmesi ve petek gözlerinde olgunlaşması sonucunda meydana gelen besin maddesidir.

İnsanoğlu, binlerce yıldır balı, besin ve enerji kaynağı olarak kullanmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalarla balın, enzimatik ve enzimatik olmayan bir çok antioksidantlar, organik asitler, amino asitler ve proteinler bakımından zengin olduğu bilinmektedir (Aljadi & Kamaruddin, 2004; Al-Mamary, Al-Meeri, & Al-Habori, 2002; Gheldof & Engeseth, 2002; Gheldof, Wang, ve Engeseth, 2002; Schramm et al., 2003). Bal, bulundurduğu bu zenginlikler sayesinde, insanların kalp ve kanser hastalığına yakalanma riskini azaltır (The National Honey Board 2002). Balın, son yıllarda, bakterilere, iltihaplı yaralara ve güneş yanmalarına karşı da kullanıldığı bilinmektedir.

Polen

Polen, çiçeklerin üzerinde bulunan erkek organlar tarafından üretilen, erkek üreme hücrelerini içeren toz halindeki yapıdır. Polen, işçi arılar tarafından, arka çift bacakta bulunan ve polen sepeti olarak adlandırılan özel yapılar yardımıyla koloniye taşınır (Doğaroğlu 1999). Bal arıları, poleni; protein, vitamin ve mineral madde kaynağı olarak kullanırlar. Arı, ağız salgısıyla ıslattığı poleni, arka bacaklarında bulunan polen sepetçiğinde bir arada tutar. Bu, polene ayrı bir biyolojik zenginlik kazandırır. Ayrıca, polen, yapısında bulunan enzimler, koenzimler ,flavonoidler, karotenoidler vb. nedeniyle bir çok hastalığa karşı da doğal ilaç olarak kullanılmaktadır. Arıcılar, poleni, çeşitli şekillerde yapılmış tuzaklarla kolonilerden elde ederler. Tuzaklardan toplanan polenler kurutularak yada – 20 0C saklanarak tüketiciye sunulur.

Propolis :

Propolis; balarılarının, bitkilerin yaprak, tomurcuk, dal ve gövde kısımlarından günün sıcak zamanlarında, arka ayaklarında bulunan polen sepetçiklerinde koloniye taşıdıkları reçinemsi bir maddedir. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda, içerisinde 180 farklı bileşik bulunmuştur. Yapısında, %50 reçineli bileşikler ve balsamlar, %30 balmumu, %10 aromatik yağlar, %5 arı poleni ve kalan %5’lik kısmında flavonoidler, aminoasitler, B vitamini ve antibotik içermektedir (Yücel ve Akçiçek 2010). Bal arıları, propolisi, kovan çatlaklarını kapatmakta, uçuş deliklerinin daraltılmasında, kovanda bulunan çerçevelerin birbirine tutturulmasında, kuluçka petek gözlerinin sterilize edilmesinde,

kovana girdikten sonra öldürülen fakat ağırlığı nedeniyle kovandan atılamayan hayvanların, kötü mikro organizmal faaliyetlerini önlemede kullanırlar. Rengi açık sarıdan koyu kahverengiye kadar farklılık gösterebilir. Arıcılar, propolisi, kovan içerisindeki yerlerden kazıyarak veya propolis tuzakları kullanarak elde ederler.

Dünya üzerinde propolis, antibakteriyel, antiviral, antifungal, antioksidant, antiallerjik, antibiyotik, antiseptik, antikanser özelliğiyle tanınmaktadır (Fearnley 2001). Propolis, alkol, su, yağ, glikol’de çözündürülerek kullanılabilir. % 80 lik alkol içinde çözünen propolis en yüksek düzeyde antioksidan özelliği gösterir (Park ve Ikegaki 1998).

Arı Sütü

Arı sütü, genç işçi arıların beyinlerinin, arka kısmında bulunan, hypophyrngeal bezinden salgılanır. Kolonideki, genç larvaların ve ana arının beslenmesinde kullanılan zengin içerikli besin maddesidir. Anaarının döllü yumurtalarından çıkan larvalar, sadece arı sütüyle beslenirlerse bu bireyler ana arı olur. Eğer bu döllü yumurtalar, larva döneminde, arı sütü, bal ve polen ile beslenirlerse, işçi arılar meydana gelir. Bundan dolayı, arı sütü, koloni içerisinde bireylerin oluşmasına etkili bir faktördür. İşçi arılar ergin hale geldikten sonra bal ve polen ile beslenir.  Aktif dönemde ömürleri 35 gün ile kısıtlıdır. Ana arı, hayatı boyunca işçi arılar tarafandan salgılanan arı sütüyle beslenir. Yaşam süresi 7 yıla kadar çıkabilmektedir. Ayrıca, an arı, kolonide yoğun bir şekilde yumurta yumurtlama görevi üstlenmiştir. Anaarının üreme organlarının gelişmesinde ve kolonide gösterdiği performans larva döneminde tükettiği arı sütü miktarı ile bağlantılıdır. Bütün bu özelliklerinden dolayı, arı sütü, insanoğlunun dikkatini çeken bir besin maddesi olmuştur. İçerdiği esansiyel ve esansiyel olmayan aminoasitler, vitaminler, hormonlar ve bir çok biyolojik aktif maddeler sayesinde, değişik hastalıkların tedavisinde ve tedavilerin desteklenmesinde kulanılmaktadır.

Arı Zehiri

Arı zehiri; ilaç sanayiinde kullanılan bir kovan ürünüdür. İşçi ve ana arının, zehir bezlerinden salgılanır. Zehir kesesinde depo edilir. Bal arıları, sokma işlemini kovanlarını savunmak amacıyla gerçekleştirir. Bir kere sokan işçi arının zehir kesesi, sindirim organına bağlı olduğundan kopar. İğneye bağlı zehir kesesi sokulan yerde kaldığı için, arı kısa bir süre sonra ölür. Zehir, sokma işlemi sırasında, iğne yardımıyla deriye enjekte edilir. Sokulan bölgede ateşli şişliklere ve ağrılara neden olabilir (Chen ve ark.2006).  Tarlacı arının zehir kesesinde yaklaşık 100-150 mg zehir bulunur (Schumacher ve ark. 1989). Yapılan araştırmalar sonucunda arı zehirinde, enzimler, peptitler ve biogenik aminler den oluşan 18 farklı bileşen bulunmuştur. Bu bileşenlerin çeşitli ilaç özellikleri bulunmaktadır (Son ve ark 2007). Arı sokması sonucu bazı vakalarda alerjik reaksiyon görülebilir, hatta arı zehirine karşı alerjisi olan vakalarda, anafilaktik şok denilen ve tıbbi mudahale gerektiren durum ortaya çıkabilir . Arı zehiri, günümüzde özellikle arı zehirine karşı alerjisi olan insanların ve romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Arıcılar, arı zehirini elde etmek için, kovanların girişine yerleştirdikleri cam levhaların üzerinden geçirdikleri tele düşük voltajlı elektirik verirler. Arı bu tele değdiğinde elektrik şoku nedeniyle teli sokmaya çalışır. İğne, telin altında bulunan cam plakaya çarpar. Bu çarpma sonucu arının zehir kesesinde bulunan zehir camın üzerinde damlacık halinde kalır ve çok hızlı bir şekilde kurur. Daha sonra bu kurumuş zehir damlacıkları, cam plakanın üzerinden kazınır. Bu zehir toplama tekniğiyle yapılan uygulamada arılar ölmez.

Bal mumu

Bal mumu; işçi arının karın kısmının altında bulunan 4 çift salgı bezinden salgılanır. Kolonide yavruların yetiştirildiği, balın, polenin depolandığı, tarlacı arıların dışarıda buldukları yiyecek kaynaklarını kovanda bulunan diğer arılara tarif etmelerini sağlayan dans dilinin  uygulandığı, yüzey olarak  kullanılan petek, bal mumundan yapılır. Petek, ilk yapıldığında esnek ve beyaza yakın bir renktedir. Fakat kullanma süresine ve kovana gelen yiyecek kaynağına göre renk değişir. Polen biriktirilen petekler, zamanla daha sarımsı bir renk alır. Kuluçkada bulunan peteklerin daha koyu ve parlak renk alışının nedeni, birikmiş yavru zarları, propolis ve polendir. Bal mumu hidro karbonlardan ve ester bileşenleri ile küçük oranda serbest asitler ve alkollerden oluşur (Schmindt ve Buchmann 1993, Tulloch 1980). Kozmetik, ilaç ve dişçilik sektörlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sonuç

Yaşantımızda vazgeçilmez önemi olan ürünlerinin yanı sıra, tarımsal bitkilerin tozlaşmasında etkili rol oynayan bal arıları toplumumuz için artan değere sahip olmaya devam edecektir.

Trakya bölgesi, yapılan ayçiçeği tarımı nedeniyle, ülkenin çeşitli yerlerinden gelen bir çok gezginci arıcının uğrak yeridir. Tekirdağ ilimizin Hayrabolu ilçesi bu özelliği üzerinde taşıyan merkezlerden birtanesidir. Ayçiçeğinin çiçeklenme dönemi olan Temmuz ayında, bölgede bulunan yerli ve gezginci arılar sayesinde,  tozlaşması sağlanarak, ürününün veriminde % 40’a kadar artış sağlanır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2009 yılında yaptığı sayım sonucu, Hayrabolu’nun 43 köyünde arıcılık faaliyeti yapıldığı, bölgede bulunan yerli üreticilerin toplam 3063 arı kolonisine  sahip olduğu, senede 400 kg bal mumu, 460 ton bal üretildiği bilinmektedir. Bal arılarının ürünlerinden olan polen, arı sütü, arı zehiri ve propolisin bölgede üretilmemesi, koloni başına ortalama verimin 15 kg. civarında kalması, bölgenin yüksek miktarda bulunan üretim potansiyelinin tam olarak kullanılmadığının göstergesidir. Mevcut bulunan ürün potansiyelinin  çeşitliliğini ve verimini arttırmak için, bölge üreticilerine arıcılık ile ilgili yeni teknikler öğretilmeli, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Üniversite ve üretici birlikleriyle yapılacak projeleri desteklenmeli, bölgede bulunan yerli arı ırkının, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılık ve verim özelliğinin arttırılması için, ıslah programları oluşturulmalıdır (Oskay 2008). Bu konularda oluşturulacak arıcılık modelleri desteklenmelidir.

KAYNAKLAR

Aljadi, A. M., & Kamaruddin, M. Y. (2004). Evaluation of the phenolic contents and

antioxidant capacities of two Malaysian floral honeys. Food Chemistry, 85, 513–518.

Al-Mamary, M., Al-Meery, A., & Al-Habori, M. (2002). Antioxidant activities and

total phenolic of different types of honey. Nutrition Research, 22, 1041–1047.

Chen,N,Y., Li,C,K., Shang, D.N., Liu N,D.,Lu,M,Z., Zhang,W,J.,Ji,G,D.,Gao,D,G. Chen,J. (2006). Effects of Bee venom Peptidergic Components on Rat Pain-Related behaviors and Inflammation. Neuroscience 138 P:631-640.

Doğaroğlu, M.1999 Modern Arıcılık Teknikleri. Anadolu Matbaa&Ambalaj San. Tic.Ltd.Şt. İstanbul  , 1-296.

Fearnley, J. (2001) Bee Propolis Natural Healing from the Hive. ISBN 0 285 635220  Creative Print & Design Ltd. P:1-172.

Gheldof, N., & Engeseth, N. J. (2002). Antioxidant capacity of honeys from various floral sources based on the determination of oxygen radical absorbance capacity and inhibition of in vitro lipoprotein oxidation in human serum samples. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 50, 3050–3055.

Gheldof, N., Wang, X. H., & Engeseth, N. J. (2002). Identification and quantification of antioxidant components of honeys from various floral sources. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 50, 5870–5877.

Oskay, D. (2008) Protecting Diversity of Native Honey Bee Subspecies, Developing a Model on Colony Management and Breeding. Uludag Bee Journal 8 (2): 63-72

Park, K.Y. Ikegaki, M. (1998). Preparation of Water and Ethanolic Extract of Propolis and Evaluation of the Preparations. Biosci. Biotecnol. Biochem. 62 (11), 2230-2332.

Schramm, D. D., Karim, M., Schrader, H. R., Holt, R. R., Cardetti, M., & Keen, C. L. (2003). Honey with high levels of antioxidants can provide protection to healthy human subjects. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 51, 1732–1735.

Schmidt, O,J. ve Buchmann (1993). The Hive and the Honey bee. Dadant &Sons Inc. Hamilton,Illinois,  P:960-966

Schumacher, MJ.,. Schmidt J.O, Egen W.B. (1989). Lethality of “killer” bee stings. Nature 337:413.

The National Honey Board. (2002). Honey – health and therapeutic qualities. Available from: http://www.nhb.org/download/factsht/compendium. pdf (1211 04).

Tulloch, A,P. (1980). Beewax-composition and analysis. Bee world .61 (2) :47-62.

Son,J,D., Lee,W,J. Lee,H,Y., Song,S,H., Lee,K,C.,Hong,T,J. (2007). Therapeutic Application of Anti-arthritis, Pain-releasing, and Anti-cancer Effects of Bee Venom and İts Constituent compounds. Pharmacology &Therapeutics. 115 P: 246-270.

Yücel, B. Akçiçek, E. (2010) Sağlığa Arı Ürünleri Penceresinden Bakış. Ballı Yazılar. Metro Kültür Yayınları. S:177-189.

Yazan:Yrd.Doç.Dr. Devrim Oskay

Not :Bu yazı 2010 yılında Hayrobolu’da düzenlenen Tekirdağ Değerleri Sempozyumunda sunulmuştur.